Shadowing Practice: Former Amazon Recruiter Explains the Perfect "Tell me about Yourself" Answer (2026) - Learn English Speaking with Video
Bir pratik modu seçin
Her mod tam ekran bir pratik odası açar.
Uygulamayı İndir
Akıcı konuşmak için ihtiyacınız olan her şey
Video Öner
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 125 cümle ve 1521 kelime var. Konuşma bölümü 8:39 sürüyor. Konuşmacı dakikada yaklaşık 176 kelimeyle, günlük konuşmaya yakın doğal bir hızda konuşuyor. Kelimelerin %92’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında, bu yüzden kelime dağarcığını takip etmek kolay.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- interviewer /ˈɪntɚvjuɚ/ (isim) — röportajcı. One who interviews.
- align /əˈlaɪn/ (fiil) — hizalanmak, hizaya geçmek. To form a line; to fall into line.
- highlight /ˈhaɪˌlaɪt/ (fiil) — altını çizmek. To make prominent; emphasize.
- passion /ˈpæʃən/ (isim) — tutku, ihtiras. A true desire sustained or prolonged.
- generic /dʒɪˈnɛɹ.ɪk/ (sıfat) — genelleyici, kapsamlı. Very broad; pertaining or appropriate to large classes or groups as opposed to specific instances.
- hobby /ˈhɑ.bi/ (isim) — hobi, merak. An activity that one enjoys doing in one's spare time.
- beforehand /bɪˈfɔɹhænd/ (zarf) — öncesinde, önceden. At an earlier or preceding time.
- skill /skɪl/ (isim) — beceri, maharet. A capacity to do something well; a technique, an ability, usually acquired or learned, as opposed to abilities that are regarded as innate.
- impression /ɪmˈpɹɛʃn̩/ (isim) — intiba, tesir. The indentation or depression made by the pressure of one object on or into another.
- pretend /pɹəˈtɛnd/ (fiil) — numara yapmak, rol yapmak. To speak or behave so as to give a false or simulated appearance.
- presentation /ˌpɹɛzn̩ˈteɪʃn̩/ (isim) — sunma, takdim. The act of presenting, or something presented.
- invite /ɪnˈvaɪt/ (fiil) — davet etmek, çağırmak. To ask for the presence or participation of someone or something.
- proceed /pɹəˈsid/ (fiil) — ilerlemek. To move, pass, or go forward or onward; to advance; to carry on.
- linear /ˈlɪn.i.əɹ/ (sıfat) — doğrusal, lineer. Having the form of a line; straight or roughly straight; following a direct course.
- subscribe /səbˈskɹaɪb/ (fiil) — abone olmak. To write (one’s name) at the bottom of a document; to sign (one's name).
Duyacağınız deyimsel fiiller
- look for (fiil) — aramak. To seek.
- get on (fiil) — binmek. To board or mount (something), especially a vehicle.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı you're, don't, I'm gibi kısaltılmış biçimleri 23 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “sh” ve “zh” sesleri: passion /ˈpæʃən/, impression /ɪmˈpɹɛʃn̩/, presentation /ˌpɹɛzn̩ˈteɪʃn̩/, accomplish /əˈkɑm.plɪʃ/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: communicate /kəˈmjuːnɪkeɪt/, necessarily /ˌnɛs.əˈsɛɹ.ə.li/, trajectory /tɹəˈd͡ʒɛktəɹi/, competency /ˈkɑm.pə.tən.si/, seniority /sinˈjɔɹɪti/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; interviewer, align, highlight gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.












