Shadowing Practice: I can’t help but want to be everything at once - Learn English Speaking with Video
Bir pratik modu seçin
Her mod tam ekran bir pratik odası açar.
Uygulamayı İndir
Akıcı konuşmak için ihtiyacınız olan her şey
Aynı Kanal
Video Öner
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 218 cümle ve 2035 kelime var. Konuşma bölümü 13:58 sürüyor. Konuşmacı dakikada yaklaşık 146 kelimelik dengeli bir hızla konuşuyor; gölgeleme için rahat bir tempo. Kelimelerin %91’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında, bu yüzden kelime dağarcığını takip etmek kolay.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- impressive /ɪmˈpɹɛsɪv/ (sıfat) — etkileyici. Making, or tending to make, a positive impression; having power to impress.
- chase /t͡ʃeɪs/ (fiil) — kovalamak, peşinden koşmak. To follow at speed.
- silly /ˈsɪl.i/ (sıfat) — aptal, saf. Laughable or amusing through foolishness or a foolish appearance.
- piano /piˈænɪː/ (isim) — piyano. A percussive keyboard musical instrument, usually ranging over seven octaves, with white and black colored keys, played by pressing these keys, causing hammers…
- predict /pɹɪˈdɪkt/ (fiil) — öngörmek, tahmin etmek. To make a prediction: to forecast, foretell, or estimate a future event on the basis of knowledge and reasoning; to prophesy a future event on the basis of…
- continuously /kənˈtɪnjuəsli/ (zarf) — durmadan. Without pause.
- ambitious /æmˈbɪʃ.əs/ (sıfat) — hırslı, hevesli. Having or showing ambition; wanting a lot of power, honor, respect, superiority, or other distinction.
- guitar /ɡɪˈtɑɹ/ (isim) — gitar. A stringed musical instrument, of European origin, usually with a fretted fingerboard and six strings, played with the fingers or a plectrum (guitar pick).
- rush /ɹʌʃ/ (fiil) — acele etmek, aşıkmak. To hurry; to perform a task with great haste, often not properly or without thinking carefully.
- thin /ˈθɪn/ (sıfat) — ince. Having little thickness or extent from one surface to its opposite.
- skill /skɪl/ (isim) — beceri, maharet. A capacity to do something well; a technique, an ability, usually acquired or learned, as opposed to abilities that are regarded as innate.
- comfort /ˈkʌm.fət/ (isim) — konfor. Contentment, ease.
- insane /ɪnˈseɪn/ (sıfat) — deli. Exhibiting unsoundness or disorder of mind; not sane; utterly mad.
- lifetime /ˈlaɪf.taɪm/ (isim) — ömür, yaşam. The duration of the life of someone or something.
- genuine /ˈd͡ʒɛn.juˌɪn/ (sıfat) — orijinal, gerçek. Belonging to, or proceeding from the original stock; native.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- get in (fiil) — içeri girmek. To get into or inside something, literally or figuratively.
- grow up (fiil) — büyümek, yetişmek. To mature and become an adult.
- look at (fiil) — bakmak. To observe or watch.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı don't, you're, can't gibi kısaltılmış biçimleri 91 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “th” sesleri: thin /ˈθɪn/, threshold /ˈθɹɛʃ(h)oʊld/, worthwhile /ˌwɜː(ɹ)θˈwaɪl/, calisthenics /ˌkæ.lɪsˈθɛ.nɪks/
- “sh” ve “zh” sesleri: representation /ˌɹɛp.ɹə.zɛnˈteɪ.ʃən/, ambitious /æmˈbɪʃ.əs/, rush /ɹʌʃ/, accomplish /əˈkɑm.plɪʃ/, threshold /ˈθɹɛʃ(h)oʊld/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: representation /ˌɹɛp.ɹə.zɛnˈteɪ.ʃən/, continuously /kənˈtɪnjuəsli/, genuinely /ˈd͡ʒɛn.ju.ɪn.li/, curiosity /ˌkjʊɹ.iˈɑ.sə.ti/, supposedly /səˈpoʊ̯.zɪd.li/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- Normal hızda cümle cümle tekrar edin; ritminiz konuşmacıyla aynı olana kadar her cümleyi yineleyin.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; impressive, chase, silly gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| “Used to” used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum | used to be · used to feel |
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | I've realized · haven't lost · has become |
| Edilgen yapı be + fiilin üçüncü hâli — kimin yaptığı değil, ne olduğu önemli | be seen · be done |
| İlgi cümlecikleri who / which + cümle — bir kişi ya da şey hakkında ek bilgi | someone who is · one who feels |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.




















