Shadowing Practice: 7 Simple (and EASY!) Habits for Better English Speaking - Learn English Speaking with Video
Bir pratik modu seçin
Her mod tam ekran bir pratik odası açar.
Uygulamayı İndir
Akıcı konuşmak için ihtiyacınız olan her şey
Aynı Kanal
Video Öner
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 236 cümle ve 2734 kelime var. Konuşma bölümü 16:16 sürüyor. Konuşmacı dakikada yaklaşık 168 kelimeyle, günlük konuşmaya yakın doğal bir hızda konuşuyor. Kelimelerin %86’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında; geri kalanına başlamadan önce bakmakta fayda var.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- phrase /ˈfɹeɪ̯z/ (isim) — deyim, tabir. A short written or spoken expression.
- habit /ˈhæb.ɪt/ (isim) — alışkanlık, adet. An action performed on a regular basis.
- accent /ækˈsɛnt/ (isim) — vurgu, tonlama. A higher-pitched or stronger (louder or longer) articulation of a particular syllable of a word or phrase in order to distinguish it from the others or to…
- mindset /ˈmaɪn(d)ˌsɛt/ (isim) — düşünce tarzı, zihniyet. A way of thinking; an attitude or opinion, especially a habitual one.
- feedback /ˈfiːdˌbæk/ (isim) — geri bildirim. Critical assessment of a process or activity or of their results.
- bore /boɹ/ (fiil) — burgulamak. To inspire boredom in somebody.
- lesson /ˈlɛs.ən/ (isim) — ders, çimke. A section of learning or teaching into which a wider learning content is divided.
- skill /skɪl/ (isim) — beceri, maharet. A capacity to do something well; a technique, an ability, usually acquired or learned, as opposed to abilities that are regarded as innate.
- inspiration /ˌɪn.spɪˈɹeɪ.ʃən/ (isim) — ilham. The drawing of air into the lungs, accomplished in mammals by elevation of the chest walls and flattening of the diaphragm, as part of the act of breathing.
- introduce /ˌɪntɹəˈdus/ (fiil) — tanıştırmak. To cause (someone) to be acquainted (with someone else).
- perfection /pɚˈfɛk.ʃən/ (isim) — mükemmellik, mükemmeliyet. The quality or state of being perfect or complete, so that nothing substandard remains; the highest attainable state or degree of excellence.
- topic /ˈtɑpɪk/ (isim) — mevzu, tema. A subject; a theme; a category or general area of interest.
- ignore /ɪɡˈnɔː/ (fiil) — görmezden gelmek. To deliberately not listen or pay attention to.
- audio /ˈɔ.di.oʊ/ (sıfat) — ses. Focused on audible sound, as opposed to sight.
- complicated /ˈkɑm.plɪˌkeɪ.tɪd/ (sıfat) — karışık, komplike. Difficult or convoluted.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- figure out (fiil) — açığa çıkarmak. To come to understand; to discover or find a solution; to deduce.
- get together (fiil) — toplanmak, buluşmak. To meet, to gather together, to congregate.
- put in (fiil) — sokmak. To place inside.
- show up (fiil) — ortaya çıkmak. To appear, arrive, or attend, especially suddenly or erratically.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı you're, don't, I've gibi kısaltılmış biçimleri 54 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “th” sesleri: smooth /smuːð/, sixth /sɪksθ/, athlete /ˈæθ.liːt/, worthwhile /ˌwɜː(ɹ)θˈwaɪl/, afterthought /ˈæft.ɚ.θɔt/
- “sh” ve “zh” sesleri: inspiration /ˌɪn.spɪˈɹeɪ.ʃən/, perfection /pɚˈfɛk.ʃən/, dedication /ˌdɛdɪˈkeɪʃən/, congratulations /kənˌɡɹæt͡ʃəˈleɪʃ(ə)nz/, motivation /ˈmoʊ.tə.veɪ.ʃən/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: inspiration /ˌɪn.spɪˈɹeɪ.ʃən/, dedication /ˌdɛdɪˈkeɪʃən/, complicated /ˈkɑm.plɪˌkeɪ.tɪd/, congratulations /kənˌɡɹæt͡ʃəˈleɪʃ(ə)nz/, fundamental /ˌfʌn.dəˈmɛn.təl/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; phrase, habit, accent gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Present perfect continuous have/has been + -ing — önceden başlayıp hâlâ süren bir eylem | I've been teaching · I've been recommending |
| “Used to” used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum | used to be · used to send |
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | I've noticed · you've spent · I've dworked |
| İlgi cümlecikleri who / which + cümle — bir kişi ya da şey hakkında ek bilgi | students who succeed · people who want · ones who make |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.




![English Sounds - R [ɹ] Consonant - How to make the R [ɹ] Consonant](https://img.youtube.com/vi/G_OQjKLvt0E/mqdefault.jpg)





![English Sounds - OW [aʊ] Diphthong - How to make the OW as in NOW Diphthong](https://img.youtube.com/vi/i8KThVR713Q/mqdefault.jpg)


![American English Pronunciation: EH [ɛ] vs. AA [æ] Vowels](https://img.youtube.com/vi/UM9gPzKs1Hg/mqdefault.jpg)



![American English - AH [ɑ] Vowel - How to make the AH Vowel](https://img.youtube.com/vi/DEJGBC4xZzI/mqdefault.jpg)










![This will skyrocket your English communication skills [with only 2 minutes a day]](https://img.youtube.com/vi/jSJndJnv_FE/mqdefault.jpg)

