Shadowing Practice: to allow is to let go - Learn English Speaking with Video
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 306 cümle ve 3842 kelime var. Konuşma bölümü 19:22 sürüyor. Konuşmacı hızlı konuşuyor, dakikada yaklaşık 198 kelime; bu yüzden birbirine bağlanan ve zayıflayan sesler duyacaksınız. Kelimelerin %89’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında, bu yüzden kelime dağarcığını takip etmek kolay.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- intention /ɪnˈtɛnʃn̩/ (isim) — niyet, kasıt. A course of action that a person intends to follow.
- react /ɹiːˈækt/ (fiil) — reaksiyon göstermek. To act in response.
- ugly /ˈʌɡli/ (sıfat) — çirkin. Displeasing to the eye; aesthetically unpleasing.
- liberty /ˈlɪbəti/ (isim) — hürriyet, özgürlük. The condition of being free.
- emotion /ɪˈməʊ.ʃən/ (isim) — duygu, his. A person's internal state of being and involuntary physiological response to an object or a situation, based on or tied to physical state and sensory data.
- gratitude /ˈɡɹæ.tɪ.tud/ (isim) — şükür, şükran. The state of being grateful.
- label /ˈleɪ.bəl/ (isim) — etiket. A small ticket or sign giving information about something to which it is attached or intended to be attached.
- overcome /ˌəʊ.vəˈkʌm/ (fiil) — yenmek, atlatmak. To surmount (a physical or abstract obstacle); to prevail over, to get the better of.
- horizon /həˈɹaɪ.zən/ (isim) — ufuk, ufuk çizgisi. The visible horizontal line (in all directions) where the sky appears to meet the earth in the distance.
- accommodation /əˌkɒm.əˈdeɪ.ʃən/ (isim) — konaklama, barındırma. Lodging in a dwelling or similar living quarters afforded to travellers in hotels or on cruise ships, or students, etc.
- align /əˈlaɪn/ (fiil) — hizalanmak, hizaya geçmek. To form a line; to fall into line.
- flaw /flɔ/ (isim) — çatlak, çizik. A crack or breach, a gap or fissure; a defect of continuity or cohesion.
- reflective /ɹɪˈflɛktɪv/ (sıfat) — yansıtıcı. That reflects, or redirects back to the source.
- burner /ˈbɝnɚ/ (isim) — sıcak plaka, ocak gözü. An element on a kitchen stove, hob, or cooktop that generates localized heat for cooking.
- earn /ɝn/ (fiil) — hak etmek. To gain (success, reward, recognition) through applied effort or work.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- look at (fiil) — bakmak. To observe or watch.
- figure out (fiil) — açığa çıkarmak. To come to understand; to discover or find a solution; to deduce.
- get in (fiil) — içeri girmek. To get into or inside something, literally or figuratively.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı we're, don't, I'm gibi kısaltılmış biçimleri 134 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “sh” ve “zh” sesleri: intention /ɪnˈtɛnʃn̩/, emotion /ɪˈməʊ.ʃən/, accommodation /əˌkɒm.əˈdeɪ.ʃən/, passion /ˈpæʃən/, contribution /ˌkɑntɹɪˈbjuʃən/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: necessarily /ˌnɛs.əˈsɛɹ.ə.li/, accommodation /əˌkɒm.əˈdeɪ.ʃən/, inability /ˌɪnəˈbɪlɪti/, contribution /ˌkɑntɹɪˈbjuʃən/, differently /ˈdɪf.ə.ɹənt.li/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; intention, react, ugly gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Present perfect continuous have/has been + -ing — önceden başlayıp hâlâ süren bir eylem | I've been trying · I've been thinking · I've been letting |
| “Used to” used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum | used to have · used to do · used to think |
| Edilgen yapı be + fiilin üçüncü hâli — kimin yaptığı değil, ne olduğu önemli | been given · being stunted · is unaffected |
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | We've never been given · I've recognized · I've mentioned |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.













