Shadowing Practice: 2661 - Splash Into Summer Part 1 Are You a Beach Bum? - Learn English Speaking with Video
Bir pratik modu seçin
Her mod tam ekran bir pratik odası açar.
Uygulamayı İndir
Akıcı konuşmak için ihtiyacınız olan her şey
Aynı Kanal
Video Öner
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 358 cümle ve 3612 kelime var. Konuşma bölümü 18:14 sürüyor. Konuşmacı hızlı konuşuyor, dakikada yaklaşık 198 kelime; bu yüzden birbirine bağlanan ve zayıflayan sesler duyacaksınız. Kelimelerin %84’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında; geri kalanına başlamadan önce bakmakta fayda var.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- tan /tæn/ (fiil) — yanmak, bronzlaşmak. To change to a tan colour due to exposure to the sun.
- spray /spɹeɪ/ (isim) — serpinti, çisenti. A fine, gentle, dispersed mist of liquid.
- sand /sænd/ (isim) — kum. Rock that is ground more finely than gravel, but is not as fine as silt (more formally, see grain sizes chart), forming beaches and deserts and also used in…
- jacket /ˈd͡ʒæk.ɪt/ (isim) — ceket. A piece of clothing worn on the upper body outside a shirt or blouse, often waist length to thigh length.
- phrase /ˈfɹeɪ̯z/ (isim) — deyim, tabir. A short written or spoken expression.
- colleague /ˈkɒliːɡ/ (isim) — çalışma arkadaşı, meslektaş. A fellow member of a profession, staff, academic faculty or other organization; an associate, a workmate.
- leather /ˈlɛðɚ/ (isim) — deri. A tough material produced from the skin of animals, by tanning or similar process, used e.g. for clothing; often denotes leather from cattle when no qualifier…
- shore /ʃɔɹ/ (isim) — sahil, kıyı. Land adjoining a non-flowing body of water, such as an ocean, lake or pond.
- embrace /ɛmˈbɹes/ (fiil) — sarılmak, kucaklamak. To clasp (someone or each other) in the arms with affection; to take in the arms; to hug.
- teenager /ˈtiːnˌeɪ̯d͡ʒə/ (isim) — genç. A person between thirteen and nineteen years old (inclusive).
- spike /spaɪk/ (isim) — ekser. A sort of very large nail.
- mindset /ˈmaɪn(d)ˌsɛt/ (isim) — düşünce tarzı, zihniyet. A way of thinking; an attitude or opinion, especially a habitual one.
- volleyball /ˈvɒlibɔ(ː)l/ (isim) — voleybol topu, voleybol. A game played on a rectangular court between two teams of two to six players which involves striking a ball back and forth over a net.
- sweater /ˈswɛtɚ/ (isim) — süveter, kazak. A knitted jacket or jersey, usually of thick wool, worn by athletes before or after exercise.
- chunk /t͡ʃʌŋk/ (isim) — parça. A part of something that has been separated; a generally squat, thick, irregular piece of something, e.g. wood or stone.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- cool down /kuːl ˈdaʊn/ (fiil) — serinlemek, serinleşmek. To become cooler; to be reduced in temperature.
- get off (fiil) — inmek. To move from being on top of (something) to not being on top of it.
- go out (fiil) — çıkmak. To leave, especially a building.
- look for (fiil) — aramak. To seek.
- look up /ˌlʊk ˈʌp/ (fiil) — yukarı bakmak. To have better prospects.
- stand in (fiil) — yerine çalışmak, yerini almak. To substitute for; to replace
- turn into (fiil) — dönmek. To become.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı don't, you're, I'm gibi kısaltılmış biçimleri 117 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “th” sesleri: leather /ˈlɛðɚ/, clothing /ˈkloʊðɪŋ/
- “sh” ve “zh” sesleri: shore /ʃɔɹ/, instruction /ɪnˈstɹʌkʃən/, gosh /ɡɑːʃ/, fashionable /ˈfæʃənəbl̩/, shorten /ˈʃɔɹtn̩/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: necessarily /ˌnɛs.əˈsɛɹ.ə.li/, naturally /ˈnæt͡ʃ.(ə.)ɹə.li/, complicated /ˈkɑm.plɪˌkeɪ.tɪd/, memorial /məˈmɔːɹi.əl/, positivity /ˌpɑ.zɪˈtɪv.ɪ.ti/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; tan, spray, sand gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Present perfect continuous have/has been + -ing — önceden başlayıp hâlâ süren bir eylem | we've been doing · we've been talking |
| Koşul cümleleri if + cümle, will/would + fiil — bir koşul ve sonucu | if she saw this, she would laugh · if you didn't notice and i would always |
| “Used to” used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum | used to be |
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | We've gone · haven't heard · we've talked |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.






























