Shadowing Practice: JENNIE: The Ruby Interview with Zane Lowe - Learn English Speaking with Video
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 716 cümle ve 8178 kelime var. Konuşma bölümü 48:20 sürüyor. Konuşmacı dakikada yaklaşık 169 kelimeyle, günlük konuşmaya yakın doğal bir hızda konuşuyor. Kelimelerin %87’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında, bu yüzden kelime dağarcığını takip etmek kolay.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- motivation /ˈmoʊ.tə.veɪ.ʃən/ (isim) — güdü, motivasyon. Willingness of action especially in behavior.
- emotion /ɪˈməʊ.ʃən/ (isim) — duygu, his. A person's internal state of being and involuntary physiological response to an object or a situation, based on or tied to physical state and sensory data.
- confused /kənˈfjuːzd/ (sıfat) — şaşkın, şaşırmış. unable to think clearly or understand
- inspiration /ˌɪn.spɪˈɹeɪ.ʃən/ (isim) — ilham. The drawing of air into the lungs, accomplished in mammals by elevation of the chest walls and flattening of the diaphragm, as part of the act of breathing.
- remind /ɹəˈmaɪnd/ (fiil) — hatırlatmak, anımsatmak. To cause one to experience a memory (of someone or something); to bring to the notice or consideration (of a person).
- twin /twɪn/ (isim) — ikiz. Either of two people (or, less commonly, animals) who shared the same uterus at the same time; one who was born at the same birth as a sibling.
- enormous /ɪˈnɔː.məs/ (sıfat) — kocaman. Extremely large; greatly exceeding the common size, extent, etc.
- instantly /ˈɪnstəntli/ (zarf) — tezden, hemen. At once; without delay.
- vocal /ˈvoʊ̯.kəl/ (sıfat) — vokal. Of, pertaining to, or resembling the human voice or speech.
- vibe /vaɪb/ (isim) — ortam. An atmosphere or aura felt to belong to a person, place or thing.
- vulnerability /ˌvʌln(ə)ɹəˈbɪlɪti/ (isim) — yaralanabilirlik. The state of being vulnerable; susceptibility to attack or injury, either physical or emotional; the state or condition of being weak or poorly defended.
- paradox /ˈpæ.ɹəˌdɒks/ (isim) — paradoks, çelişki. An apparently self-contradictory statement, which can only be true if it is false, and vice versa.
- lesson /ˈlɛs.ən/ (isim) — ders, çimke. A section of learning or teaching into which a wider learning content is divided.
- shock /ʃɔk/ (isim) — şok. A sudden, heavy impact.
- mystery /ˈmɪs.t(ə.)ɹi/ (isim) — gizem, esrâr. Something secret or unexplainable; an unknown.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- figure out (fiil) — açığa çıkarmak. To come to understand; to discover or find a solution; to deduce.
- come out /ˌkʌm ˈaʊt/ (fiil) — çıkmak. To be discovered; to be revealed.
- get in (fiil) — içeri girmek. To get into or inside something, literally or figuratively.
- go on /ˈɡoʊˌɒn/ (fiil) — devam etmek, sürmek. To continue in extent.
- look at (fiil) — bakmak. To observe or watch.
- move on (fiil) — başka konuya geçmek. To continue; to proceed; to go on.
- put in (fiil) — sokmak. To place inside.
- catch up (fiil) — yakalamak. To pick up suddenly.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı I'm, you're, don't gibi kısaltılmış biçimleri 208 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “sh” ve “zh” sesleri: motivation /ˈmoʊ.tə.veɪ.ʃən/, emotion /ɪˈməʊ.ʃən/, inspiration /ˌɪn.spɪˈɹeɪ.ʃən/, shock /ʃɔk/, conclusion /kənˈkluːʒən/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: motivation /ˈmoʊ.tə.veɪ.ʃən/, inspiration /ˌɪn.spɪˈɹeɪ.ʃən/, vulnerability /ˌvʌln(ə)ɹəˈbɪlɪti/, collaboration /kəˌlæbəˈɹeɪʃən/, communicate /kəˈmjuːnɪkeɪt/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; motivation, emotion, confused gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Present perfect continuous have/has been + -ing — önceden başlayıp hâlâ süren bir eylem | I've been waiting · you've been reading · have been doing |
| “Used to” used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum | used to that · used to just going · used to being |
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | i've been distanced · we've met · has been |
| Edilgen yapı be + fiilin üçüncü hâli — kimin yaptığı değil, ne olduğu önemli | be finished · i've been distanced · was created |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.



























![Lady Gaga - Interview for MSN Canada (11/19/2013) [Full]](https://img.youtube.com/vi/mCCcK6o0JwM/mqdefault.jpg)