Shadowing Practice: Steven Spielberg Believes in Aliens - Learn English Speaking with Video
Bir pratik modu seçin
Her mod tam ekran bir pratik odası açar.
Uygulamayı İndir
Akıcı konuşmak için ihtiyacınız olan her şey
Aynı Kanal
Video Öner
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 816 cümle ve 9462 kelime var. Konuşma bölümü 55:18 sürüyor. Konuşmacı dakikada yaklaşık 171 kelimeyle, günlük konuşmaya yakın doğal bir hızda konuşuyor. Kelimelerin %85’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında; geri kalanına başlamadan önce bakmakta fayda var.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- empathy /ˈɛmpəθi/ (isim) — empati. Identification with or understanding of the thoughts, feelings, or emotional state of another person.
- script /skɹɪpt/ (isim) — hat. A writing; a written document.
- documentary /ˌdɒk.jʊˈmɛn.tɹi/ (isim) — belgesel, belgesel film. A film, TV program, publication etc. which presents a social, political, scientific or historical subject in a factual or informative manner.
- encounter /ɪnˈkaʊntɚ/ (fiil) — rastlamak. To meet (someone) or find (something), especially unexpectedly.
- mathematics /mæθ(.ə)ˈmæt.ɪks/ (isim) — matematik. An abstract representational system studying numbers, shapes, structures, quantitative change and relationships between them.
- urge /ɜːd͡ʒ/ (fiil) — ittirmek. To press; to push; to drive; to impel; to force onward.
- shock /ʃɔk/ (isim) — şok. A sudden, heavy impact.
- smartphone /ˈsmɑɹtfoʊn/ (isim) — akıllı telefon. A mobile phone with more advanced features and greater computing capacity than a feature phone.
- civilization /ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃən/ (isim) — ekinç, medeniyet. An organized culture encompassing many communities, often on the scale of a nation or a people; a stage or system of social, political, or technical…
- jaw /d͡ʒɔː/ (isim) — çene. One of the bones, usually bearing teeth, which form the framework of the mouth.
- injustice /ɪnˈd͡ʒʌs.tɪs/ (isim) — adaletsizlik. Absence of justice; unjustice.
- perceive /pɚˈsiv/ (fiil) — algılamak. To become aware of, through the physical senses, to see; to understand.
- fluent /ˈfluənt/ (sıfat) — akıcı. That flows; flowing, liquid.
- mirror /ˈmiɹɚ/ (isim) — ayna, gözgü. A smooth surface, usually made of glass with reflective material painted on the underside, that reflects light so as to give an image of what is in front of it.
- pump /pʌmp/ (isim) — pompa. A device for moving or compressing a liquid or gas.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- look at (fiil) — bakmak. To observe or watch.
- come out /ˌkʌm ˈaʊt/ (fiil) — çıkmak. To be discovered; to be revealed.
- find out (fiil) — anlamak, ortaya çıkarmak. To discover, as by asking or investigating.
- go on /ˈɡoʊˌɒn/ (fiil) — devam etmek, sürmek. To continue in extent.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı you're, don't, they're gibi kısaltılmış biçimleri 219 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “th” sesleri: empathy /ˈɛmpəθi/, mathematics /mæθ(.ə)ˈmæt.ɪks/, sympathy /ˈsɪm.pəθ.i/, mythology /mɪˈθɑ.lə.d͡ʒi/, thick /θɪk/
- “sh” ve “zh” sesleri: disclosure /dɪsˈkləʊʒə(ɹ)/, shock /ʃɔk/, civilization /ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃən/, evolutionary /ˌiː.vəˈluː.ʃən.ɛɹ.i/, notion /ˈnoʊʃən/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: documentary /ˌdɒk.jʊˈmɛn.tɹi/, mathematics /mæθ(.ə)ˈmæt.ɪks/, civilization /ˌsɪv.ɪ.laɪˈzeɪ.ʃən/, evolutionary /ˌiː.vəˈluː.ʃən.ɛɹ.i/, presumably /pɹɪˈzuːməbli/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; empathy, script, documentary gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Present perfect continuous have/has been + -ing — önceden başlayıp hâlâ süren bir eylem | has been photographing · what's been going · I've been trying |
| “Used to” used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum | used to be · used to hide |
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | have just been · it's been · I've had |
| Edilgen yapı be + fiilin üçüncü hâli — kimin yaptığı değil, ne olduğu önemli | is known · are sold · has been reported |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.




















