Shadowing Practice: The Magic Brocade | Classic Tales Level 5 - Learn English Speaking with Video
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 338 cümle ve 2502 kelime var. Konuşma bölümü 19:32 sürüyor. Konuşmacı dakikada yaklaşık 128 kelimelik dengeli bir hızla konuşuyor; gölgeleme için rahat bir tempo. Kelimelerin %89’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında, bu yüzden kelime dağarcığını takip etmek kolay.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- weave /wiːv/ (fiil) — dokumak. To form something by passing lengths or strands of material over and under one another.
- knock /nɑk/ (fiil) — çalmak, tıklatmak. To rap one's knuckles against something, especially wood.
- coin /ˈkoɪ̯n/ (isim) — madenî para, demir para. A piece of currency, usually metallic and in the shape of a disc, but sometimes polygonal, or with a hole in the middle.
- cherry /ˈt͡ʃɛɹi/ (isim) — kiraz, vişne. A small fruit, usually red, black or yellow, with a smooth hard seed and a short hard stem.
- hammer /ˈhæmɚ/ (isim) — çekiç. A tool with a heavy head and a handle used for pounding.
- flower /ˈfloʊɚ/ (isim) — çiçek. A colorful, conspicuous structure associated with angiosperms, frequently scented and attracting various insects, and which may or may not be used for sexual…
- stare /stɛɚ/ (fiil) — dik dik bakmak, gözünü dikmek. To look fixedly (at something).
- crystal /ˈkɹɪstəl/ (isim) — kristal, billur. A solid composed of an array of atoms or molecules possessing long-range order and arranged in a pattern which is periodic in three dimensions.
- halfway /ˌhæfˈweɪ/ (zarf) — yarı yolda. Half of the way between two points.
- cloth /klɒθ/ (isim) — kumaş. A fabric, usually made of woven, knitted, or felted fibres or filaments, such as used in dressing, decorating, cleaning or other practical use. Sometimes…
- palace /ˈpælɪs/ (isim) — saray, palas. Official residence of a head of state or other dignitary, especially in a monarchical or imperial governmental system.
- tear /tɛɹ/ (fiil) — kırmak. To rend (a solid material) by holding or restraining in two places and pulling apart, whether intentionally or not; to destroy or separate.
- brave /bɹeɪv/ (sıfat) — cesur, mert. Strong in the face of fear; courageous.
- soup /sup/ (isim) — çorba. Any of various dishes commonly made by combining liquids, such as water or stock, with other ingredients, such as meat and vegetables, that contribute the food…
- flame /fleɪm/ (isim) — alev, yalın. The visible part of fire; a stream of burning vapour or gas, emitting light and heat.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- look at (fiil) — bakmak. To observe or watch.
- look for (fiil) — aramak. To seek.
- get on (fiil) — binmek. To board or mount (something), especially a vehicle.
- wake up /ˌweɪk ˈʌp/ (fiil) — uyanmak. To stop sleeping; to awake.
- come down (fiil) — düşmek. To descend, fall down, collapse.
- fall through (fiil) — suya düşmek. To be unsuccessful, come to nothing; to be cancelled; not to proceed.
- lie down (fiil) — yatmak. To assume a horizontal position.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı can't, don't, I'm gibi kısaltılmış biçimleri 11 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “sh” ve “zh” sesleri: shine /ʃaɪn/, sunshine /ˈsʌnʃaɪn/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- Normal hızda cümle cümle tekrar edin; ritminiz konuşmacıyla aynı olana kadar her cümleyi yineleyin.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; weave, knock, coin gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Present perfect have/has + fiilin üçüncü hâli — geçmişte olan ama şimdi de önemli olan bir eylem | have come · has eaten · have made |
| Edilgen yapı be + fiilin üçüncü hâli — kimin yaptığı değil, ne olduğu önemli | were broken · be finished · will be finished |
| En üstünlük the -est / the most … — bir grubun en üstü ya da en altı | the youngest · my best · the oldest |
| Past continuous was/were + -ing — geçmişte bir anda sürmekte olan bir eylem | was trying · was sitting · were crashing |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.





























