Tüm dilbilgisi dersleri

Ders 50 · Aşama 4: Zamanlar ve kipler

Past perfect continuous

Orta

Kalıp ve kullanım

had been + -ing — geçmişteki bir ana kadar bir süre devam eden etkinlik

1.Yapı

Past Perfect Continuous = had been + fiil-ing. Had bütün öznelerle aynıdır, bu yüzden he / she / it için değiştirecek bir şey yoktur.

KalıpÖrnek
OlumluS + had been + V-ingShe had been working. / I'd been waiting.
OlumsuzS + hadn't been + V-ingThey hadn't been sleeping well.
SoruHad + S + been + V-ing?Had you been waiting long?
Ne kadar süreHow long had + S + been + V-ing?How long had he been living there?
Kısa cevapYes, S had. / No, S hadn't.Yes, I had. / No, she hadn't.

Konuşmada had genellikle 'd olarak kısaltılır: I'd been, she'd been, they'd been. 'd doğrudan been'den önce geliyorsa her zaman had'dir. /d/ sesini net söyle — o olmazsa I'd been, I been gibi duyulur ve dinleyen kişi geçmiş anlamını kaçırır.

2.Ne zaman kullanılır

1. Geçmişteki bir ana kadar bir süre devam etmiş bir etkinlik — çoğu zaman for, since, all day, how long ile

  • By the time the doctor came, we'd been waiting for two hours.

    Doktor geldiğinde iki saattir bekliyorduk.

  • Minh had been working at the bank since 2018 when he decided to quit.

    Minh istifa etmeye karar verdiğinde 2018'den beri bankada çalışıyordu.

  • How long had you been learning English before you moved to Canada?

    Kanada'ya taşınmadan önce ne kadar süredir İngilizce öğreniyordun?

2. Geçmişteki bir durumu açıklamak — hemen öncesindeki bir etkinlik (belki yeni bitmiş) bir iz ya da sonuç bırakmıştır

  • Her eyes were red. She'd been crying.

    Gözleri kırmızıydı. Ağlamıştı.

  • The road was wet because it had been raining all night.

    Yol ıslaktı çünkü bütün gece yağmur yağmıştı.

  • I was exhausted when I got home — I'd been standing all day.

    Eve geldiğimde bitkindim — bütün gün ayakta durmuştum.

3. Başka bir şey olduğunda hâlâ süren bir etkinlik (çoğu zaman o olay etkinliği durdurmuştur)

  • Lan had been driving for six hours when she finally stopped for coffee.

    Lan sonunda kahve için mola verdiğinde altı saattir araba kullanıyordu.

  • They hadn't been dating long when they got engaged.

    Nişanlandıklarında çıkmaya başlayalı çok olmamıştı.

Bu zaman, geriye doğru bakılacak geçmişte bir an ister (when I arrived, by the time…, o andaki bir durum). Birçok öğrenci geçmişteki bir anlatıda yanlışlıkla have been -ing kullanır. Bakış noktası şimdi ise → have been -ing; geçmişteki bir an ise → had been -ing.

3.Benzer zamanlarla karşılaştırma

Have been -ing mi, had been -ing mi? İkisi de “bir süredir bir şey yapmak” anlamına gelir; yalnızca bitiş noktası farklıdır: şimdi ya da geçmişteki bir an.

  • I've been waiting for twenty minutes. Where are you?

    Yirmi dakikadır bekliyorum. Neredesin? (şimdiye kadar)

  • I'd been waiting for twenty minutes when she finally replied.

    Sonunda cevap verdiğinde yirmi dakikadır bekliyordum. (onun cevap verdiği ana kadar)

Was -ing mi, had been -ing mi? Was -ing = o anda etkinliğin ortasında olmak; had been -ing = etkinlik o andan önce sürüyordu (belki durmuştu).

  • When I got home, Mum was cooking.

    Eve geldiğimde annem yemek yapıyordu. (hâlâ yemek yapıyordu)

  • When I got home, the kitchen smelled of garlic. Mum had been cooking.

    Eve geldiğimde mutfak sarımsak kokuyordu. Annem yemek yapmıştı. (ben gelmeden önce yemek yapıyordu)

Had been -ing mi, had + V3 mü? Had been -ing etkinliğin kendisini ve ne kadar sürdüğünü anlatır; had + V3 (Past Perfect) ise bitmiş bir sonucu ve kaç tane / ne kadar olduğunu anlatır.

had been + -inghad + V3
Odaketkinlik, ne kadar sürdüğüsonuç, bitirilmiş olan
SoruHow long…?How many / How much…?
ÖrnekShe'd been writing emails all morning.She'd written twenty emails by noon.
Bitti mi?şart değilevet

Durum fiilleri (know, believe, own, have = sahip olmak…) genellikle Continuous'ta kullanılmaz; bu yüzden bir süreden söz ederken bile had + V3 kullan.

  • We had known each other for ten years when we started the company.

    Şirketi kurduğumuzda on yıldır birbirimizi tanıyorduk. (had been knowing değil)

4.Sık yapılan hatalar

  • He had been work there for ten years.

    He had been working there for ten years.

    had been'den sonra -ing gerekir.

  • I was tired because I have been driving all day.

    I was tired because I had been driving all day.

    Anlatı geçmişte (was) → have değil, had.

  • By noon she had been reading three chapters.

    By noon she had read three chapters.

    Bitmiş bir sayı → had + V3.

  • I had been knowing him for years.

    I had known him for years.

    know bir durum fiilidir → Continuous olmaz.

  • How long you had been living there?

    How long had you been living there?

    Soruda had öznenin önüne gelir.

  • She had being waiting for an hour.

    She had been waiting for an hour.

    had + been (be'nin V3'ü), being değil.

Örnekler

  • Tuan's eyes were red because he had been crying for hours.
  • By the time the bus came, we had been waiting for forty minutes.
  • How long had you been looking before you found a job?
  • Nam had been repairing his motorbike all morning, but it still didn't start.
AI dinliyor...•App Store & Google Play'de 4.7/5

İngilizce konuş AI ile 24/7

Uygulamayı indir — anında telaffuz puanlaması, doğal konuşmalar, gerçek bir eğitmen gibi düzeltmeler.

AI telaffuz puanlamasıAnında geri bildirimDoğal konuşmalar