Tüm dilbilgisi dersleri

Ders 51 · Aşama 4: Zamanlar ve kipler

“Used to”

Orta

Kalıp ve kullanım

used to + fiil — artık geçerli olmayan eski bir alışkanlık ya da durum

1.Yapı

Used to + fiilin yalın hâli, geçmişte düzenli olarak olan ya da doğru olan ama artık öyle olmayan bir şeyi anlatır. Bütün öznelerle aynıdır ve yalnızca geçmişte vardır. Türkçedeki “eskiden …-ardım / -ırdım” yapısına karşılık gelir.

KalıpÖrnek
OlumluS + used to + VI used to live in Hue.
OlumsuzS + didn't use to + VShe didn't use to like coffee.
SoruDid + S + use to + V?Did you use to play football?
Kısa cevapYes, S did. / No, S didn't.Yes, I did. / No, I didn't.

did / didn't'ten sonra -d düşer: use to (geçmişi zaten did gösterir — tıpkı did you go gibi, did you went değil). Bir başka yaygın olumsuz biçim never used to'dur: I never used to eat vegetables. Resmî İngiliz İngilizcesinde used not to da görebilirsin.

Used to ve use to aynı okunur: /ˈjuːs tə/ — use fiilindeki /z/ ile değil /s/ ile, ve d neredeyse hiç duyulmaz. Aynı okundukları için yazarken kolayca karıştırılır: olumlu cümlede used, did / didn't'ten sonra use yaz.

2.Ne zaman kullanılır

1. Geçmişteki alışkanlıklar — tekrar tekrar yaptığın ama artık yapmadığın şeyler

  • I used to play badminton every evening after school.

    Eskiden her akşam okuldan sonra badminton oynardım.

  • My grandma used to walk to the market every morning.

    Büyükannem eskiden her sabah pazara yürüyerek giderdi.

2. Geçmişteki durumlar — uzun süre doğru olan ama değişmiş şeyler (be, have, live, like, think, believe…)

  • This café used to be a bookshop.

    Bu kafe eskiden bir kitapçıydı.

  • Lan used to have very short hair.

    Lan'ın eskiden çok kısa saçları vardı.

  • I used to think English grammar was boring.

    Eskiden İngilizce dilbilgisinin sıkıcı olduğunu düşünürdüm.

3. There used to be — bir yerde bir şey vardı ama artık yok

  • There used to be a big banyan tree in front of our school.

    Eskiden okulumuzun önünde büyük bir banyan ağacı vardı.

  • There didn't use to be so much traffic in Da Nang.

    Eskiden Da Nang'da bu kadar trafik yoktu.

Şimdiki alışkanlıklar için used to kullanma (“I use to drink coffee every morning” yanlıştır). Used to yalnızca geçmişte vardır. Şimdiki bir alışkanlık için Simple Present kullan, çoğu zaman usually ile: I usually drink coffee in the morning.

3.Used to mu, Simple Past mı?

Simple Past, alışkanlıklar dahil her bitmiş geçmiş eylemi anlatabilir (When I was a kid, I played outside every day). Used to ise bunun uzun süren bir alışkanlık ya da durum olduğunu ve artık işlerin farklı olduğunu vurgular. Şu durumlarda used to kullanma:

  • Bir kez olan bir şey: I went to Sa Pa last year (used to go değil).
  • Kaç kez olduğunu söylerken: I visited her three times (used to visit her three times değil).
  • Tam olarak ne kadar sürdüğünü söylerken: I lived in Hue for five years (genellikle used to live there for five years denmez).
  • Bir anda sürmekte olan bir eylem: I was watching TV when you called (used to watch değil).
  • We used to go to Vung Tau every summer, but last year we went to Phu Quoc.

    Eskiden her yaz Vung Tau'ya giderdik ama geçen yıl Phu Quoc'a gittik. (used to = birçok kez; went = bir kez)

4.Used to, be used to ve would

YapıAnlamıÖrnek
used to + Veskiden yapardı ya da öyleydi, artık değilI used to live alone.
be used to + V-ing / Nalışkın olmak, normal bulmakI'm used to living alone.
get used to + V-ing / Nalışmak, alışkın hâle gelmekI'm getting used to living alone.
would + Vgeçmişte tekrarlanan bir eylemEvery Sunday we would visit Grandma.

Be / get used to'nun önünde be ya da get vardır, arkasından -ing ya da bir isim gelir ve anlamı tamamen farklıdır — “‘Be used to’ + -ing” dersine bak. Would, tekrarlanan eylemler için used to'nun yerine kullanılabilir ama durumlar için kullanılamaz: We used to have a dog (would have a dog değil) — “Would” dersine bak.

5.Sık yapılan hatalar

  • I use to play football when I was young.

    I used to play football when I was young.

    Olumlu cümle → used (-d ile).

  • I didn't used to like spicy food.

    I didn't use to like spicy food.

    didn't'ten sonra -d düşer: use to (didn't used to sık görülür ama yanlış kabul edilir).

  • My father used to worked in a factory.

    My father used to work in a factory.

    used to'dan sonra fiilin yalın hâli gelir.

  • I was used to play tennis, but I stopped.

    I used to play tennis, but I stopped.

    Geçmişteki alışkanlıkta be olmaz; be used to + -ing “alışkın olmak” demektir.

  • I use to get up at six every day.

    I usually get up at six every day.

    Şimdiki alışkanlık → Simple Present.

  • I used to go to Japan three times.

    I went to Japan three times.

    Kaç kez olduğu → Simple Past.

Örnekler

  • When I was a child, I used to live in a small village.
  • There used to be a cinema on this street, but now it's a bank.
  • My mum used to work as a nurse before she had kids.
  • Before smartphones, people used to write letters to each other.
AI dinliyor...•App Store & Google Play'de 4.7/5

İngilizce konuş AI ile 24/7

Uygulamayı indir — anında telaffuz puanlaması, doğal konuşmalar, gerçek bir eğitmen gibi düzeltmeler.

AI telaffuz puanlamasıAnında geri bildirimDoğal konuşmalar