Shadowing Practice: Answering Your Questions! | HAILEY RHODE BIEBER - Learn English Speaking with Video
Bu dersin kelimeleri ve konuşma notları
Bu videoda gölgeleme çalışması için 107 cümle ve 1152 kelime var. Konuşma bölümü 6:17 sürüyor. Konuşmacı hızlı konuşuyor, dakikada yaklaşık 184 kelime; bu yüzden birbirine bağlanan ve zayıflayan sesler duyacaksınız. Kelimelerin yalnızca %81’i İngilizcede en sık kullanılan 3.000 kelime arasında, bu yüzden kelime dağarcığı zorlayıcı.
Bu videodaki önemli kelimeler
Videodan daha az kullanılan 15 kelime, telaffuzu ve anlamıyla:
- ballet /bælˈeɪ/ (isim) — bale. A classical form of dance.
- priority /pɹaɪˈɒɹɪti/ (isim) — öncelik. An item's relative importance.
- dancer /ˈdænsəɹ/ (isim) — dansçı, dansöz. A person who dances, usually as a hobby, an occupation, or a profession.
- sushi /ˈsuːʃi/ (isim) — suşi. A Japanese dish made of small portions of sticky white rice flavored with vinegar, usually wrapped in seaweed and filled or topped with fish, vegetables or…
- finger /ˈfɪŋɡɚ/ (isim) — parmak. A slender jointed extremity of the human hand, (often) exclusive of the thumb, and the corresponding part, irrespective of including a thumb, in many other…
- disappointed /ˌdɪsəˈpɔɪnɪd/ (sıfat) — hayal kırıklığına uğramış. Defeated of expectations or hope; experiencing disappointment; let down.
- flower /ˈfloʊɚ/ (isim) — çiçek. A colorful, conspicuous structure associated with angiosperms, frequently scented and attracting various insects, and which may or may not be used for sexual…
- ghost /ɡoʊst/ (isim) — hayalet, ruh. A disembodied soul; a soul or spirit of a deceased person; a spirit appearing after death.
- sexy /ˈsɛksi/ (sıfat) — seksi. Having sex appeal; attractive.
- talented /ˈtæləntɪd/ (sıfat) — yetenekli, kabiliyetli. Endowed with one or more talents.
- stranger /ˈstɹeɪnd͡ʒɚ/ (isim) — yabancı. A person whom one does not know; a person who is neither a friend nor an acquaintance.
- encounter /ɪnˈkaʊntɚ/ (fiil) — rastlamak. To meet (someone) or find (something), especially unexpectedly.
- swim /swɪm/ (fiil) — yüzmek. To move through the water, without touching the bottom; to propel oneself in water by natural means.
- uncomfortable /ʌnˈkʌm.fɚ.tə.bl̩/ (sıfat) — rahatsız. Not comfortable; causing discomfort.
- carpet /ˈkɑɹ.pət/ (isim) — halı, kilim. A fabric used as a complete floor covering.
Duyacağınız deyimsel fiiller
- look up to (fiil) — hayranlık duymak, örnek almak. To show respect or admiration for (someone); to see (someone) as a role model.
- find out (fiil) — anlamak, ortaya çıkarmak. To discover, as by asking or investigating.
- get in (fiil) — içeri girmek. To get into or inside something, literally or figuratively.
- go after (fiil) — kovalamak. To pursue in attempt to catch another.
- let down (fiil) — hayal kırıklığına uğratmak. To disappoint; to betray or fail somebody.
Dikkat edilecek telaffuzlar
Konuşmacı I'm, don't, can't gibi kısaltılmış biçimleri 26 kez kullanıyor. Bunları duyduğunuz gibi kısa söyleyin.
- “sh” ve “zh” sesleri: sushi /ˈsuːʃi/, passionate /ˈpæʃənɪt/, notification /ˌnoʊtɪfɪˈkeɪʃn̩/, audition /ɑˈdɪʃən/, shady /ˈʃeɪdi/
- Uzun kelimeler — vurguyu doğru yere koyun: priority /pɹaɪˈɒɹɪti/, naturally /ˈnæt͡ʃ.(ə.)ɹə.li/, disappointed /ˌdɪsəˈpɔɪnɪd/, hilarious /hɪˈlɛə.ɹi.əs/, uncomfortable /ʌnˈkʌm.fɚ.tə.bl̩/
Bu videoyla nasıl çalışılır
- Videonun tamamını konuşmadan bir kez dinleyin ve bilmediğiniz kelimeleri not edin.
- 0,75× hızla başlayın, cümle cümle tekrar edin ve kolaylaşınca normal hıza dönün.
- Kendinizi kaydedin ve orijinaliyle karşılaştırın; ballet, priority, dancer gibi kelimelere özellikle dikkat edin.
Bu videodaki dil bilgisi
Konuşmacının en çok kullandığı yapılar, videodaki sözcüklerin aynısıyla:
| Yapı | Videoda |
|---|---|
| Edilgen yapı be + fiilin üçüncü hâli — kimin yaptığı değil, ne olduğu önemli | was not allowed |
| Fiil + -ing enjoy, keep, stop… + -ing — ardından -ing biçimi gelen fiiller | love having · started taking · love swimming |
| “going to” ile gelecek be going to + fiil — bir plan ya da olacağı belli olan bir şey | I'm going to answer · I'm just going to say · it's not going to be |
| Present continuous am/is/are + -ing — şu anda ya da bu sıralar olan bir şey | i'm prioritizing · I'm doing · is getting |
Gölgeleme Tekniği Nedir?
Gölgeleme, başlangıçta profesyonel tercüman eğitimi için geliştirilen ve çok dilli Dr. Alexander Arguelles tarafından popüler hale getirilen, bilim destekli bir dil öğrenme tekniğidir. Yöntem basit ama güçlüdür: ana dili İngilizce olan bir sesi dinler ve hemen yüksek sesle tekrar edersiniz — konuşmacıyı 1-2 saniye gecikmeyle takip eden bir gölge gibi. Pasif dinleme veya dilbilgisi alıştırmalarının aksine, gölgeleme beyninizi ve ağız kaslarınızı gerçek konuşma kalıplarını eşzamanlı olarak işlemeye ve yeniden üretmeye zorlar. Araştırmalar, telaffuz doğruluğu, tonlama, ritim, bağlı konuşma, dinleme anlama ve konuşma akıcılığını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir — bu da onu IELTS Konuşma hazırlığı ve gerçek dünya İngilizce iletişimi için en etkili yöntemlerden biri yapar.



























