Ders 83 · Aşama 7: İsimler, tanımlıklar ve belirleyiciler
İsim + isim
OrtaNoun + noun
Kalıp ve kullanım
a bus driver, a ten-minute walk, a coffee cup — bir ismin başka bir ismi nitelemesi
1.Yapısı
Yan yana iki isim tek bir kavram oluşturabilir. Birinci isim sıfat gibi çalışır ve ne tür / ne için olduğunu söyler; ikinci isim asıl şeydir.
| İsim 1 (ne tür?) | İsim 2 (asıl şey) | Birlikte |
|---|---|---|
| bus | driver | a bus driver |
| phone | number | a phone number |
| city | centre | the city centre |
| apple | juice | apple juice |
| traffic | lights | traffic lights |
| birthday | party | a birthday party |
Türkçede de asıl isim sonda gelir: “otobüs şoförü”, “şehir merkezi”. İngilizcede de öyle — ama Türkçedeki -(s)ı / -(s)i ekinin karşılığı yoktur, iki isim olduğu gibi yan yana gelir: a bus driver, the city centre, car keys.
My uncle is a taxi driver.
Amcam taksi şoförü.
Can I have your phone number?
Telefon numaranı alabilir miyim?
Turn left at the traffic lights.
Trafik ışıklarından sola dön.
İsimlerin yerini değiştirirsen anlam değişir: a flower garden bir bahçedir (çiçeklerle dolu), ama a garden flower bir çiçektir (bahçelerde yetişen).
2.Birinci isim genellikle tekildir
Birinci isim sıfat gibi çalıştığı için, anlam çoğul olsa bile genellikle -s almaz: ayakkabı (shoes) satan dükkân → a shoe shop.
There's a new shoe shop near my house.
Evimin yakınında yeni bir ayakkabı dükkânı açıldı. (shoes shop değil)
I need a new toothbrush.
Yeni bir diş fırçasına ihtiyacım var.
Where's the ticket office?
Bilet gişesi nerede?
- İstisna: her zaman -s ile biten isimler onu korur: a clothes shop, a sports car, a savings account
- İsim 1, -ing hali olabilir (ne için olduğu): a swimming pool, a washing machine, a waiting room
- İkiden fazla ismi birleştirebilirsin: a hotel reception desk, a table tennis ball
- Yazılışın net bir kuralı yok: bazıları bitişik (toothbrush, bedroom, headache), bazıları ayrı yazılır (bus stop, post office). Emin değilsen ayrı yaz.
3.Sayı + isim: a ten-minute walk
Bir sayı + birim, bir ismi nitelemek için ondan önce geldiğinde birim tekil olur ve kısa çizgiyle bağlanır: a ten-minute walk, a two-hour meeting, a five-year-old boy, a three-day trip.
| Fiilden sonra — çoğul | İsimden önce — tekil + kısa çizgi |
|---|---|
| The walk takes ten minutes. | It's a ten-minute walk. |
| The meeting lasted two hours. | We had a two-hour meeting. |
| My son is five years old. | I have a five-year-old son. |
| The trip is three days long. | It's a three-day trip. |
My school is a fifteen-minute walk from home.
Okulum eve on beş dakikalık yürüme mesafesinde. (fifteen-minutes değil)
We stayed in a four-star hotel.
Dört yıldızlı bir otelde kaldık.
She found a 50,000-dong note in her pocket.
Cebinde 50.000 donglık bir banknot buldu.
-'s de kullanabilirsin (“-'s mi of mu” dersine bak): a ten-minute walk = ten minutes' walk.
4.a coffee cup mı, a cup of coffee mi?
İsim + isim, eşyanın / türün adını verir (kahve için yapılmış bir fincan). a … of … ise içindekini söyler (kahveyle dolu bir fincan).
| İsim + isim: eşya | a … of …: içindeki |
|---|---|
| a coffee cup | a cup of coffee |
| a water bottle | a bottle of water |
| a wine glass | a glass of wine |
| a matchbox | a box of matches |
| a toolbox | a box of tools |
I'd like a cup of tea, please.
Bir fincan çay alabilir miyim lütfen? (istediğin çay)
Can you wash those coffee cups?
Şu kahve fincanlarını yıkayabilir misin? (fincanların kendisi)
Don't forget your water bottle.
Su şişeni unutma.
5.Sık yapılan hatalar
My father is a driver bus.My father is a bus driver.
Asıl isim sonda gelir.
We live in the centre city.We live in the city centre.
Asıl isim sonda gelir.
She works in a shoes shop.She works in a shoe shop.
Birinci isim genellikle tekildir.
It's a ten-minutes walk.It's a ten-minute walk.
İsimden önce birim tekildir.
I have a five-years-old daughter.I have a five-year-old daughter.
İsimden önce year -s almaz.
I'm thirsty. Can I have a coffee cup?I'm thirsty. Can I have a cup of coffee?
İçmek için → a cup of coffee; a coffee cup fincanın kendisidir.
Örnekler
- We live a ten-minute walk from the market.
- My uncle is a bus driver. He drives the number 32.
- I'd like a cup of coffee, please. With milk, no sugar.
- Put your shoes on the shoe rack by the door.
