Ders 57 · Aşama 4: Zamanlar ve kipler
Koşul cümleleri
İleriConditional sentences
Kalıp ve kullanım
if + cümle, will/would + fiil — bir koşul ve sonucu
1.Temel kalıp
Bir koşul cümlesinin iki kısmı vardır: if'li kısım koşulu verir, sonuç kısmı ne olacağını söyler. Hangi zamanları seçeceğin, durumun gerçek / mümkün mü yoksa yalnızca hayalî mi olduğuna bağlıdır.
| Tip | if'li kısım | Sonuç kısmı | Ne için kullanılır |
|---|---|---|---|
| Sıfırıncı tip | if + Simple Present | Simple Present | gerçekler ve her zaman doğru olan şeyler |
| Birinci tip | if + Simple Present | will + fiilin yalın hâli | gelecekteki gerçek olasılıklar |
| İkinci tip | if + Simple Past | would + fiilin yalın hâli | şimdi ya da gelecekte hayalî durumlar |
Bu ders sıfırıncı ve birinci tip koşul cümlelerine odaklanıyor; sonunda ikinci tipe kısaca göz atıyor. İkinci ve üçüncü tipin kendi dersleri var: “İkinci tip koşul cümlesi”, “Üçüncü tip koşul cümlesi”.
İki kısım yer değiştirebilir. if'li kısım önce gelirse virgül kullan; sonra gelirse virgül gerekmez.
If you're tired, we'll go home.
Yorgunsan eve gideriz. (önce if'li kısım — virgül)
We'll go home if you're tired.
Eve gideriz, eğer yorgunsan. (if'li kısım sonra — virgül yok)
2.Sıfırıncı tip: gerçekler ve kurallar
Her zaman doğru olan şeyler için iki kısımda da Simple Present kullan: doğa yasaları, alışkanlıklar, “bu her olduğunda şu olur”. Burada if neredeyse when (ne zaman … -sa) ile aynı anlama gelir.
If you heat ice, it melts.
Buzu ısıtırsan erir.
If I drink coffee after 4 p.m., I can't sleep.
Öğleden sonra 4'ten sonra kahve içersem uyuyamam.
Plants die if they don't get enough light.
Bitkiler yeterince ışık almazsa ölür.
If you mix red and yellow, you get orange.
Kırmızıyla sarıyı karıştırırsan turuncu elde edersin.
3.Birinci tip: gerçek olasılıklar
Gelecekte gerçekten olabilecek bir şey için kullanılır. if'li kısımda Simple Present (anlam gelecek olsa bile), sonuç kısmında will / won't + fiilin yalın hâli kullanılır.
If it rains tomorrow, we'll stay at home.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağız.
If you don't hurry, you'll miss the bus.
Acele etmezsen otobüsü kaçıracaksın.
What will you do if you don't get the job?
İşi alamazsan ne yapacaksın?
If Nam calls, I'll tell him you're out.
Nam ararsa ona dışarıda olduğunu söylerim.
Sonuç kısmında will kullanmak şart değildir. Emir kipi, can, may/might, should, be going to… da olabilir.
If you see Lan, tell her to call me.
Lan'ı görürsen beni aramasını söyle. (emir kipi)
If we leave now, we might catch the 8:15 train.
Şimdi çıkarsak 8:15 trenine yetişebiliriz. (might)
If you feel dizzy, you should sit down.
Başın dönerse oturmalısın. (should)
If the weather is nice, we're going to have a picnic.
Hava güzel olursa piknik yapacağız. (be going to)
Birçok öğrenci iki kısma da gelecek zaman koyar ya da sonuçtan önce bir bağlaç ekler. İngilizcede if'li kısım Simple Present'ta kalır ve sonuç kısmına ek bir sözcük gerekmez — “then” (o zaman) olabilir ama pek yaygın değildir, “so” ise burada yanlıştır.
4.If, when mi, unless mı?
when = olacağından eminsin; if = olabilir de olmayabilir de (“Gelecekle ilgili zaman cümlecikleri” dersine de bak). unless = if … not (… -mazsa); unless'tan sonraki fiil olumludur.
I'll call you when I get home.
Eve varınca seni ararım. (eve varacağımdan eminim)
I'll call you if I need help.
Yardıma ihtiyacım olursa seni ararım. (ihtiyacım olabilir de olmayabilir de)
Unless you leave now, you'll be late.
Şimdi çıkmazsan geç kalacaksın. (= If you don't leave now)
We'll eat outside unless it rains.
Yağmur yağmazsa dışarıda yeriz.
unless dışında in case, as long as, provided that… gibi bağlaçlar da var — “Unless / in case / as long as” dersine bak.
5.Ön bakış: birinci tip mi, ikinci tip mi?
İkinci tip (if + Simple Past, would + fiilin yalın hâli) hayalî durumlar içindir — gerçek dışı ya da pek olası olmayan. Buradaki geçmiş zaman, geçmişi anlatmaz; “gerçeklikten uzak” anlamına gelir. Aynı durum için, olabileceğini düşünüyorsan birinci tipi, muhtemelen olmayacağını düşünüyorsan ikinci tipi seç.
If I find a cheap ticket, I'll fly home for Tet.
Ucuz bir bilet bulursam Tet için eve uçacağım. (birinci tip — oldukça mümkün)
If I won the lottery, I'd buy a house for my parents.
Piyangoyu kazansam annemle babama bir ev alırdım. (ikinci tip — sadece hayal ediyorum)
If I see Hung tomorrow, I'll tell him.
Yarın Hung'u görürsem ona söylerim. (onu görmem oldukça olası)
If I saw Hung, I'd tell him.
Hung'u görsem ona söylerdim. (muhtemelen onu görmeyeceğim)
If I were you, I'd take the job.
Yerinde olsam o işi kabul ederdim. (tavsiye veriyor)
- İkinci tipte if'li kısım would değil, Simple Past kullanır: If I had more time… (If I would have… değil).
- if'li kısım geçmiş zamandaysa sonuç kısmında will değil would (ya da could / might) kullanılır.
- If I were you tavsiye için kalıplaşmış bir ifadedir; gündelik konuşmada “if I was” da denir ama standart biçim “were”dür.
Hızlı test: “Bu gerçekten olabilir mi?” Evet → şimdiki zaman + will. Sadece hayal ediyorum → geçmiş zaman + would. İkisini karıştırma: “If I had…, I will…” değil.
6.Sık yapılan hatalar
If it will rain, we'll cancel the picnic.If it rains, we'll cancel the picnic.
Birinci tipte if'li kısım will değil, Simple Present kullanır.
If she call me, I'll tell her the news.If she calls me, I'll tell her the news.
Bu Simple Present olduğu için he/she/it -s alır.
Unless you don't hurry, you'll be late.Unless you hurry, you'll be late.
Unless zaten “… -mazsa” demektir, bu yüzden arkasından gelen fiil olumludur.
If it rains, so we will stay at home.If it rains, we will stay at home.
İki kısmı so ile bağlama; bağlaca gerek yok.
If I would have more time, I would travel.If I had more time, I would travel.
İkinci tipte if'li kısımda would kullanılmaz.
If I had a car, I will drive you.If I had a car, I would drive you.
Geçmiş zamandaki (hayalî) if'li kısım will ile değil, would ile kullanılır.
Örnekler
- If you study hard, you will pass the exam.
- If she misses the bus, she will be late for work.
- If it is sunny on Saturday, we'll have a barbecue in the garden.
- If he tries the phở at this place, he'll love it.
