Ders 68 · Aşama 6: Fiil kalıpları
Fiil + -ing
OrtaVerb + -ing
Kalıp ve kullanım
enjoy, keep, stop… + -ing — ardından -ing biçimi gelen fiiller
1.Yapı
Bazı fiillerden sonra ikinci bir fiil geldiğinde, bu fiil to + fiil değil, -ing hâlini (gerund) almak zorundadır. Birinci fiil her zamanki gibi zamana göre değişir; -ing hâli ise her zamanda aynı kalır.
| Kalıp | Örnek | |
|---|---|---|
| Olumlu | fiil + -ing | I enjoy cooking. |
| Ana fiil olumsuz | don't / doesn't / didn't + fiil + -ing | She doesn't mind waiting. |
| İkinci fiil olumsuz | fiil + not + -ing | He suggested not telling her. |
| Soru | do / does / did + S + fiil + -ing? | Do you mind sitting here? |
| Diğer zamanlar | kept / has finished / will avoid + -ing | It kept raining all day. |
Türkçede ikinci fiil -mak / -mayı gibi bir ek alır (yemek yapmayı seviyorum, beklemekten nefret ederim). İngilizcede ikinci fiil ya -ing ya da to + fiil olmak zorundadır ve hangisinin geleceğine birinci fiil karar verir. Bu yüzden bunları kalıp olarak öğren: enjoy doing, avoid doing, finish doing.
2.-ing alan fiiller
1. Sevmek, sevmemek, sorun etmemek: enjoy, (not) mind, fancy (= istemek, canı çekmek — İngiliz İngilizcesi, günlük dil), can't stand, dislike
My grandma enjoys growing herbs on her balcony.
Babaannem balkonunda yeşillik yetiştirmeyi çok sever.
Do you mind sitting at the back?
Arkada oturmanın senin için sakıncası var mı?
I can't stand waiting in long queues.
Uzun kuyruklarda beklemeye hiç dayanamam.
Do you fancy getting a bubble tea after class?
Dersten sonra bubble tea içmeye ne dersin?
2. Bitirmek, bırakmak, devam etmek, ertelemek: finish, stop, quit, give up, keep (on), go on, carry on, put off, postpone, delay
Have you finished using the laptop?
Laptopla işin bitti mi?
It kept raining the whole weekend.
Bütün hafta sonu yağmur yağıp durdu.
My uncle gave up smoking last year.
Amcam geçen yıl sigarayı bıraktı.
We put off booking the hotel, and now everything is full.
Otel rezervasyonunu erteleyip durduk, şimdi her yer dolu.
3. Kaçınmak, riske atmak, özlemek, kendini tutamamak: avoid, risk, miss, resist, can't help
I try to avoid driving during rush hour.
Trafiğin yoğun olduğu saatlerde araba kullanmamaya çalışırım.
Don't risk losing your photos — back them up.
Fotoğraflarını kaybetme riskine girme — yedeklerini al.
I really miss eating my mum's cooking.
Annemin yemeklerini gerçekten özlüyorum.
I couldn't help laughing at his joke.
Onun şakasına gülmeden edemedim.
4. Düşünmek, önermek, itiraf etmek, pratik yapmak: consider, imagine, suggest, recommend, admit, deny, mention, practise (Amerikan yazımı: practice)
Have you ever considered working abroad?
Hiç yurt dışında çalışmayı düşündün mü?
Lan suggested meeting at the cafe near the station.
Lan istasyonun yanındaki kafede buluşmayı önerdi.
He finally admitted breaking the vase.
Sonunda vazoyu kırdığını itiraf etti.
Imagine living right next to the beach!
Plajın hemen yanında yaşadığını bir düşünsene!
I practise speaking English with a friend every evening.
Her akşam bir arkadaşımla İngilizce konuşma pratiği yapıyorum.
3.Daha fazla ayrıntı
- Olumsuz: not'u -ing hâlinin hemen önüne koy: She suggested not telling anyone yet.
- Fiil + kişi + -ing: I can't imagine my dad dancing. / Sorry to keep you waiting. / Do you mind me sitting here? (daha resmî: my sitting)
- keep / keep on + -ing = bir şeyi tekrar tekrar yapmak, çoğu zaman sinir bozucu biçimde: My laptop keeps freezing.
- admit, deny ile eylemin daha önce olduğunu vurgulamak için having + V3 kullanabilirsin, ama genellikle düz -ing yeterlidir: He denied taking the money. = He denied having taken the money.
- suggest, recommend, admit, deny that'li bir yan cümle de alabilir: Lan suggested (that) we meet at the cafe (İngiliz İngilizcesinde ayrıca: we should meet). Ama “suggested us to meet” değil.
- stop ve go on to + fiil de alabilir, ama anlam değişir — “-ing mi to mu: remember, forget, stop, try, need” dersine bak.
4.-ing mi, to + fiil mi?
Anlamı birbirine yakın fiiller her zaman aynı yapıyı almaz. Aşağıdaki çiftleri karşılaştır (“Fiil + to-mastar” dersine de bak):
I enjoy swimming, but today I want to stay at home.
Yüzmeyi severim ama bugün evde kalmak istiyorum.
We're considering moving to Da Nang. We plan to go in May.
Da Nang'a taşınmayı düşünüyoruz. Mayısta gitmeyi planlıyoruz.
He avoided answering at first, then refused to say anything.
Önce cevap vermekten kaçındı, sonra hiçbir şey söylemeyi reddetti.
I don't mind helping. I've already agreed to help on Saturday.
Yardım etmekten çekinmem. Cumartesi yardım etmeyi zaten kabul ettim.
Kabaca bir hatırlatma (kural değil): to alan fiiller genellikle henüz yapılmamış bir şeye, ileriye bakar (want, hope, plan, decide, promise); -ing alan fiillerin çoğu ise olmakta olan ya da zaten yaşanmış bir şeyle ilgilidir (enjoy, finish, stop, miss, admit). Ama consider, suggest ve imagine geleceğe dairdir ve yine de -ing alır — yani sonuçta her fiili tek tek öğrenmen gerekir.
5.Sık yapılan hatalar
I enjoy to listen to podcasts.I enjoy listening to podcasts.
enjoy + -ing, to değil.
Would you mind to turn the music down?Would you mind turning the music down?
mind + -ing.
She suggested us to take a taxi.She suggested taking a taxi. / She suggested (that) we take a taxi.
suggest, kişi + to almaz.
He keeps forget his keys.He keeps forgetting his keys.
keep'ten sonra yalın fiil değil, -ing gelir.
I'm considering to change jobs.I'm considering changing jobs.
consider + -ing; burada art arda iki -ing olması sorun değil.
Have you finished to pack?Have you finished packing?
finish + -ing.
Örnekler
- I really enjoy listening to music on the bus.
- My son kept asking questions all through the film.
- Have you finished packing your suitcase yet?
- My grandmother enjoys making cakes for the whole street at Tet.
