Ders 33 · Aşama 3: Planlar, rica ve karşılaştırma
“should” ile tavsiye
BaşlangıçAdvice with “should”
Kalıp ve kullanım
should + fiil — yapılması iyi olanı söylemek
1.Yapısı
should + yalın fiil (to olmadan). Should bir modal fiildir: her özneyle aynı kalır, asla -s almaz ve soru ile olumsuzda do / does kullanılmaz.
| Örnekler | |
|---|---|
| Olumlu | I / you / she / we / they should rest. |
| Olumsuz | shouldn't (= should not) worry |
| Soru | Should I call her? · What should I do? |
| Kısa cevap | Yes, you should. / No, you shouldn't. |
should, can ve will gibi çalışır: doğrudan fiilin önüne gelir. Sadece şunu hatırla: arkasından to gelmez (should to go değil) ve do kullanılmaz (don't should değil, Do I should…? değil).
2.Ne zaman kullanılır
1. Tavsiye vermek — bir şeyin iyi bir fikir olduğunu söylemek
You've got a fever. You should see a doctor.
Ateşin var. Doktora gitmelisin.
It's cold outside. You should wear a jacket.
Dışarısı soğuk. Ceket giymelisin.
2. Bir şeyin kötü bir fikir olduğunu söylemek
You shouldn't drink coffee so late at night.
Gecenin bu saatinde kahve içmemelisin.
Tourists shouldn't drink the tap water here.
Turistler burada musluk suyu içmemeli.
3. Tavsiye istemek — Should I…?, What / Which / Where should I…?
Should I bring a gift to the party?
Partiye hediye götüreyim mi?
Which bus should I take to get to the airport?
Havaalanına gitmek için hangi otobüse binmeliyim?
What do you think I should do?
Sence ne yapmalıyım? (What do you think should I do? değil)
4. Tavsiyeyi yumuşatmak — I think / I don't think ile
I think we should leave now.
Bence artık gitmeliyiz.
I don't think you should lend him any more money.
Bence ona daha fazla borç vermemelisin. (I think you shouldn't…'dan daha doğal)
5. Bir şeyin olmasını ya da doğru olmasını beklediğini söylemek
Minh left an hour ago, so he should be home by now.
Minh bir saat önce çıktı, şimdiye evde olması lazım.
The parcel should arrive on Friday.
Kargonun cuma günü gelmesi lazım.
3.Ought to
ought to + yalın fiil neredeyse should ile aynı anlamdadır, ama daha az kullanılır ve biraz daha resmî duyulur. Çoğunlukla olumlu cümlelerde kullanılır; soru ve olumsuzlarda insanlar neredeyse her zaman should / shouldn't der.
You ought to back up your photos.
Fotoğraflarını yedeklemelisin.
We ought to leave now, or we'll miss the bus.
Artık çıkmalıyız, yoksa otobüsü kaçıracağız.
4.Should, must mu, have to mu?
Bu üçü ne kadar güçlü oldukları bakımından ayrılır:
| Kelime | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| should | tavsiye ya da fikir — dinleyen kişi uymamayı seçebilir | You should try the street food here. |
| must | konuşan kişi bunu gerekli ya da çok önemli görüyor; ayrıca yazılı kurallar | I must remember to call my mum. |
| have to | bir kural ya da durum yüzünden gerekli | We have to show our tickets at the gate. |
Uyarı içeren daha güçlü bir tavsiye için had better kullan — “Would rather” / “had better” dersine bak. Zorunluluk için “Zorunluluk: must / have to / need to” dersine bak.
Türkçede “-meli/-malı” hem tavsiye hem zorunluluk için kullanılır: “Gitmelisin” iki anlamı da taşır. İngilizcede sadece tavsiyeyse should kullanılır (You should go to bed early). Must / have to emir gibi duyulabilir — heyecanla söylemiyorsan tabii (You must try this cake!).
5.should'lu diğer yapılar
- should be + -ing — birinin şu anda yapıyor olması gereken şey: Why are you watching TV? You should be studying!
- should be + V3 (edilgen): Raw meat should be kept in the fridge.
- should have + V3 — iyi bir fikirdi ama yapılmadı: I failed the test. I should have studied harder. “Kiplik + have + V3” dersine bak.
6.Sık yapılan hatalar
You should to see a doctor.You should see a doctor.
should'dan sonra to gelmez.
You don't should drink coffee at night.You shouldn't drink coffee at night.
Olumsuzu shouldn't'tur, don't değil.
Do I should wear a suit?Should I wear a suit?
Sorularda should özneden önce gelir.
My sister shoulds study abroad.My sister should study abroad.
should asla -s almaz.
What do you think should I wear?What do you think I should wear?
do you think'ten sonra düz cümle sırası kullanılır.
We ought go home now.We ought to go home now.
ought her zaman to ister.
Örnekler
- You look tired. You should go to bed early tonight.
- It's cold outside. You should wear a jacket.
- Your eyes are red. You shouldn't look at your phone so much.
- The tap water here isn't safe. Tourists shouldn't drink it.
