Ders 106 · Aşama 9: Fikirleri bağlamak
Like ve as
OrtaLike vs as
Kalıp ve kullanım
like = gibi, as = olarak: she works as a nurse; she sings like a bird
1.Yapısı
Like ve as kolayca karıştırılır, ama anlamları farklıdır ve arkalarından farklı sözcükler gelir. Temel soru: Kişi ya da şey sadece benziyor mu, yoksa o rolü gerçekten mi üstleniyor?
| Arkasından gelen | Anlamı | Örnek | |
|---|---|---|---|
| like | isim / zamir / -ing | …gibi, benzer (ama gerçekte öyle değil) | She sings like a bird. |
| as | isim | … olarak (gerçekten öyle) | She works as a nurse. |
| as | yan cümle (özne + fiil) | …dığı gibi | Do it as I showed you. |
| like | yan cümle — gündelik konuşma | …dığı gibi | Do it like I showed you. |
Hızlı test: “Bu gerçekten öyle mi?” diye sor. She works as a nurse — o gerçekten hemşire. She looks like a nurse — hemşireye benziyor, ama belki değil.
2.Like = …gibi, benzer
1. Like + isim / zamir: …e benzer, … gibi
Your bag is just like mine.
Çantan tıpkı benimki gibi.
My little brother eats like a horse.
Küçük kardeşim at gibi yer. (deyim = çok yer)
Speaking English is like riding a bike — the more you practise, the easier it gets.
İngilizce konuşmak bisiklet sürmek gibidir — ne kadar pratik yaparsan o kadar kolaylaşır. (like + -ing)
2. look / sound / feel / taste / smell + like + isim
Minh looks like his mum — same eyes, same smile.
Minh annesine benziyor — aynı gözler, aynı gülümseme.
That sounds like a great plan.
Harika bir plana benziyor.
This tea tastes like jasmine.
Bu çayın tadı yasemin gibi.
3. Bir şeyi tarif ettirmek: What is … like? / What does … look like?
What's your new boss like? — She's friendly but very strict.
Yeni patronun nasıl biri? — Cana yakın ama çok katı.
What does your brother look like? — Tall, with short hair.
Ağabeyin neye benziyor? — Uzun boylu, kısa saçlı.
4. Like = örneğin (such as'e yakın)
I love tropical fruit, like mango and papaya.
Mango ve papaya gibi tropik meyvelere bayılırım.
Big cities like Hanoi and Ho Chi Minh City are very crowded.
Hanoi ve Ho Chi Minh City gibi büyük şehirler çok kalabalık.
3.As = … olarak
As + isim, birinin ya da bir şeyin o işi, rolü ya da kullanımı gerçekten üstlendiğini söyler. Şu yapılarda yaygındır: work as, use … as, be known as, see / describe … as ve as a child (= çocukken).
Lan works as a tour guide in Hoi An.
Lan, Hoi An'da tur rehberi olarak çalışıyor.
As your friend, I have to tell you the truth.
Arkadaşın olarak sana doğruyu söylemek zorundayım.
We used an old box as a table.
Eski bir kutuyu masa olarak kullandık.
As a child, I was afraid of the dark.
Çocukken karanlıktan korkardım.
Çiftleri karşılaştır — isim aynı, anlam çok farklı:
My uncle works as a driver.
Amcam şoför olarak çalışıyor. (o bir şoför)
My uncle drives like a racing driver.
Amcam yarış pilotu gibi araba kullanıyor. (yarış pilotu değil)
As a teacher, I mark a lot of homework.
Bir öğretmen olarak çok ödev okurum. (ben öğretmenim)
She explained it slowly, like a teacher.
Konuyu bir öğretmen gibi yavaş yavaş anlattı. (öğretmen değil)
4.As + yan cümle, like + yan cümle
As (bağlaç) + yan cümle = “…dığı gibi”. Birçok kalıplaşmış ifade as ile kurulur:
- as you know, as I said, as you can see
- as usual / as always, as expected, as we agreed
- the same as, such as
As you know, the meeting has moved to Thursday.
Bildiğiniz gibi toplantı perşembeye alındı.
As usual, Nam forgot his keys.
Her zamanki gibi Nam anahtarlarını unuttu.
Cook the rice as the packet says.
Pirinci paketin üzerinde yazdığı gibi pişir.
Gündelik konuşmada (özellikle Amerikan İngilizcesinde) ana dili İngilizce olanlar as yerine çok sık like + yan cümle, as if yerine de like kullanır (“As if / as though” dersine bak). Resmî yazıda as / as if kullan.
Nobody makes pho like my grandma does.
Kimse pho'yu büyükannem gibi yapamaz. (gündelik; resmî: as my grandma does)
Like I said, I can't come on Sunday.
Dediğim gibi, pazar günü gelemiyorum. (gündelik; resmî: As I said)
It looks like it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi görünüyor. (gündelik = It looks as if…)
Türkçede hem benzerlik hem görev çoğu zaman “gibi / olarak” ayrımıyla verilir: “hemşire olarak çalışıyor” ↔ “hemşire gibi çalışıyor”. Bu ayrımı İngilizceye taşı: gerçek iş ya da rol → as (She works as a nurse); sadece benzerlik → like. She works like a nurse aslında “hemşire gibi çalışıyor” demektir.
5.Sık yapılan hatalar
He works like a chef in a hotel.He works as a chef in a hotel.
Gerçekten aşçı → as.
Like a student, I get a discount at the cinema.As a student, I get a discount at the cinema.
Gerçekten öğrenciyim → as.
Your shirt looks as mine.Your shirt looks like mine.
Look + isim/zamir → like.
My phone is the same like yours.My phone is the same as yours.
Kalıp: the same as.
Like usual, the bus was late.As usual, the bus was late.
Standart İngilizcede as usual denir.
How is your new teacher like?What is your new teacher like?
Tarif istemek: What … like? (How değil).
Örnekler
- My sister works as a nurse at Bach Mai Hospital.
- Your cat sleeps all day, just like mine.
- Tuan looks like his father.
- As usual, Minh was the last to arrive.
